Telefon
WhatsApp
İnstagram

İstinafta Duruşma Yapılmadan Verilebilecek Kararlar

Hukuk alanındaki önemli makale, rapor ve bültenlere bu sayfadan ulaşabilirsiniz. Güncel yasal gelişmeleri ve uzman analizlerini inceleyin.

İstinafta Duruşma Yapılmadan Verilebilecek Kararlar

İstinafta Duruşma Yapılmadan Verilebilecek Kararlar

189 Görüntüleme 11 Şubat 2026, 21:30

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Sistematiğinde Hmk m. 353 Uyarınca İstinaf Aşamasında Duruşma Yapılmadan Verilebilecek Kararların Hukuki Analizi

Özet 

6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi uyarınca istinaf incelemesinde dosya üzerinden karar verilmesi, yargılamanın makul sürede bitirilmesini amaçlayan istisnai bir mekanizmadır. Bu kapsamda bölge adliye mahkemeleri; görevsizlik, hakimin reddi veya delillerin toplanmaması gibi ağır usul hataları tespit ettiğinde esasa girmeden kararı kaldırarak dosyayı yerel mahkemeye iade eder. Öte yandan, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu veya yeni tahkikat gerektirmeyen basit hatalar içerdiği durumlarda, duruşma açılmaksızın başvurunun reddine veya düzeltilmesine karar verilir. Özellikle 7251 sayılı Kanun değişikliğiyle, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmamış olması da duruşmasız kaldırma nedenleri arasında belirleyici bir rol kazanmıştır. Bu sistematik yapı, istinafın hem bir denetim hem de bir derece mahkemesi olma vasfını koruyarak usul ekonomisi ilkesine hizmet etmektedir.

Anahtar Kelimeler: HMK 353, İstinaf, BAM, Duruşmasız Karar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dosya Üzerinden Karar, Kararın Kaldırılması, Esastan Ret. 

Giriş

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca istinaf denetimi, kural olarak duruşmalı yapılmakla birlikte, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve usul ekonomisi ilkeleri gereği belirli hallerde dosya üzerinden karar verilmesine imkân tanınmıştır. HMK m. 353 hükmünde tahdidi olarak sayılan bu haller, bölge adliye mahkemelerinin hem usuli hataları denetleme hem de esasa ilişkin aykırılıkları giderme yetkisini kapsar. Bu çalışmada, bölge adliye mahkemelerinin duruşma yapmaksızın verebileceği kararları usul ve esas yönünden tasnif ederek incelenmektedir.

I. Usule İlişkin Nedenlerle Duruşma Yapılmaksızın Verilecek Kararlar (HMK m. 353/1-a)

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararında aşağıda zikredilen ağır usul hatalarını tespit etmesi durumunda, işin esasına girmeksizin kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilgili mahkemeye iadesine dosya üzerinden kesin olarak karar verir.

1. Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi Müessesesi (m. 353/1-a-1, 2)

Hâkimin tarafsızlığını zedeleyen yasaklılık halleri (HMK m. 34), kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Yasaklılık sebeplerinin mevcudiyetine rağmen hükme katılan hakimin kararı, istinaf incelemesinde mutlak bir kaldırma sebebidir. Öte yandan, hakimin reddi talebinin (HMK m. 36) haksız yere reddedilmiş olması ve reddi gereken hâkimin davaya bakmaya devam etmesi durumu da duruşma yapılmaksızın kararın kaldırılmasını gerektiren bir usul eksikliğidir.

2. Görev ve Yetki Kurallarına Aykırılık (m. 353/1-a-3)

Görev kuralları, HMK m. 1 uyarınca kamu düzeninden olup dava şartıdır. Mahkemenin görevli olmamasına rağmen esasa girmesi veya görevli olduğu halde görevsizlik kararı vermesi durumunda, bölge adliye mahkemesi duruşma yapmaksızın kararı kaldırarak dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Kesin yetki kurallarının ihlal edildiği haller de aynı usuli sonucu doğurur.

3. Dava Şartlarına Aykırılık (m. 353/1-a-4)

Davanın esasına girilebilmesi için varlığı zorunlu olan genel ve özel dava şartlarında (HMK m. 114) tespit edilen noksanlıklar, duruşma yapılmaksızın kararın kaldırılmasına sebebiyet verir. 

4. Davanın Açılmamış Sayılması ile Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması Kararlarındaki Usulsüzlükler (m. 353/1-a-5)

İstinaf denetimi sırasında, ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararların usulsüzlüğü veya davaların birleştirilmesi/ayrılması müesseselerinin hatalı uygulanması bu kapsamda değerlendirilir. Bu usuli kararların kanuni şartları taşımadığı tespit edilirse, bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma yapılmaksızın kararın kaldırılmasına karar verilir.

Davanın veya Karşı Davanın Açılmamış Sayılması: HMK m. 150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve süresi içinde yenilenmemesi gibi durumlarda verilen "açılmamış sayılma" kararı, nihai bir karardır. Eğer mahkeme, kanuni şartlar oluşmadığı halde (örneğin geçerli bir mazeret varken veya tebligat usulsüzken) bu kararı vermişse; bu durum hak arama hürriyetinin kısıtlanmasa yol açar.

Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması (HMK m. 166-167): Aralarında bağlantı bulunan davaların birlikte görülmesi (birleştirme) veya yargılamanın selameti açısından dosyaların ayrılması kararları, kural olarak tek başına istinaf edilemez; ancak esas hükümle birlikte denetlenebilir. Eğer mahkeme, aralarında hiçbir bağlantı bulunmayan davaları birleştirerek yargılamayı karmaşık hale getirmişse veya tam tersi, birlikte görülmesi zorunlu (örn. aynı hukuki sebepten doğan) davaları ayırarak çelişkili karar riskine yol açmışsa, bölge adliye mahkemesi bu durumu bir "ağır usul hatası" olarak kabul eder.

  • İstinaf mahkemesi, bu hatayı dosya üzerinden saptadığında esasa girmeden kararı kaldırır ve yargılamaya devam edilmesi için dosyayı mahkemesine iade eder.

5. Delillerin Toplanması ve Değerlendirilmesindeki Eksiklikler (m. 353/1-a-6)

7251 sayılı Kanun ile 2020 yılında yapılan değişiklik neticesinde, “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması” ve “talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” bir kaldırma sebebi olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ilk derece mahkemesinin tahkikat aşamasındaki ağır noksanlıklarının bölge adliye mahkemesi tarafından dosya üzerinden giderilmesi yerine, dosyanın yerel mahkemeye iadesi amaçlanmıştır. Keza, tarafların taleplerinin önemli bir kısmı hakkında hüküm tesis edilmemiş olması da duruşmasız kaldırma nedenidir.

II. Esasa İlişkin Nedenlerle Duruşma Yapılmaksızın Verilecek Kararlar (HMK m. 353/1-b)

İstinaf mahkemesi, usuli bir engel tespit etmediği takdirde esasa dair inceleme yapar ve aşağıdaki durumlarda duruşma yapma zorunluluğu bulunmaksızın karar verebilir.

1. Kararın Usul ve Esas Yönünden Hukuka Uygunluğu (m. 353/1-b-1)

İstinaf başvurusu; ileri sürülen sebepler ve kamu düzeni çerçevesinde incelendiğinde, ilk derece mahkemesi kararının maddi vakıa tespiti ve hukuki nitelendirme açısından isabetli olduğu anlaşılırsa, başvurunun esastan reddine dosya üzerinden karar verilir.

2. Yeniden Yargılama Gerektirmeyen Hukuki Hatalar ve Gerekçe Düzeltilmesi (m. 353/1-b-2)

Vakıa tespitinde eksiklik bulunmamasına rağmen, hukukun olaya uygulanmasında (nitelendirme hatası, faiz türü, vekâlet ücreti vb.) hata yapılmışsa ve bu hata yeni bir tahkikat gerektirmiyorsa, bölge adliye mahkemesi kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verir. Kararın sonucu doğru ancak gerekçesi hatalı ise gerekçe değiştirilerek başvurunun reddine karar verilir.

3. Duruşmasız Giderilebilecek Eksiklikler (m. 353/1-b-3)

Yargılamadaki eksikliğin, yeni bir duruşma yapılmasını, tanık dinlenmesini veya keşif yapılmasını gerektirmediği hallerde (örneğin bir belgenin dosyaya kazandırılması), bölge adliye mahkemesi bu eksikliği kendisi ikmal ederek dosya üzerinden nihai kararını verir.

Sonuç

İstinaf kanun yolunda duruşmasız karar verme mekanizması, sadece HMK m. 353'te öngörülen sınırlı hallerde işletilebilen bir istisnadır. Usule ilişkin (1-a) bentleri, yerel mahkemenin usuli hatalarını gidermeye odaklanırken; esasa ilişkin (1-b) bentleri, davanın bölge adliye mahkemesi nezdinde sonuçlandırılmasını hedeflemektedir. Bu ayrım, istinafın hem bir "denetim" hem de bir "derece" mahkemesi olma vasfını teyit eder niteliktedir.