Anlaşmalı Boşanma Davası
55 Görüntüleme
15 Mart 2026, 13:55
Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesinde düzenlenmiştir. Bu boşanma türü, eşlerin boşanma ve boşanmanın mali sonuçları üzerinde anlaşarak evlilik birliğini hızlı bir şekilde sona erdirmelerine imkan tanıyan bir yoldur. Ancak anlaşmalı boşanma davasının kabul edilebilmesi için kanun koyucu belirli şartların varlığını zorunlu kılmıştır.
Öncelikle, evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Bir yılı doldurmayan evliliklerin anlaşmalı boşanma ile sona erdirilmesi mümkün değildir. İkinci şart olarak, eşlerin boşanmak için birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davanın diğeri tarafından kabul edilmesi gerekir. Üçüncü şart, hakimin tarafları bizzat dinlemesidir. Hakim, tarafların iradelerini hiçbir baskı altında kalmadan, serbestçe açıkladıklarına bizzat kanaat getirmekle yükümlüdür; bu nedenle taraf vekillerin beyanı boşanma için yeterli değildir.
Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için eşlerin, “boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu” hususunda hazırladıkları bir anlaşmalı boşanma protokolünü aile mahkemesine sunmaları ve bu protokolün de hakim tarafından uygun bulunması şarttır. Bu protokolde yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat ile çocukların velayeti ve kişisel ilişki tesisi gibi konular açıkça yazılmalıdır. Taraflar, bu protokole zorunlu olmamakla birlikte, mal paylaşımına (mal rejiminin tasfiyesine) ilişkin hüküm koyabilirler. Hakim, tarafların ve müşterek çocukların menfaatlerini gözeterek bu protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Ancak yapılan değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi halinde boşanmaya karar verilir.
Hukuki niteliği itibarıyla anlaşmalı boşanma davası öğretide, ihtilaf yokluğu ve yenilik doğuran etki ölçütlerine göre, bir çekişmesiz yargı işi olduğu ifade edilmektedir. Bu süreçte hakim kusur araştırması yapmaz; eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davanın diğeri tarafından kabul edilmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterir. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştiğinde, eşlerin birbirlerine karşı olan sadakat ve yardım yükümlülükleri sona erer ve kural olarak taraflar birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz.
Sonuç olarak anlaşmalı boşanma davası, tarafların özel hayatlarının gizliliğini koruyan, bu süreçte, müşterek çocukların boşanma davası sebebiyle psikolojisinin olumsuz olarak etkilenmesini engelleyen bir davadır.

